Sayı: Şubat 2010 | Kategori: Genel
Günümüzde hepsini makinelerin yaptığı fotoğraf filminin ne tür işlemlerden geçerek fotoğraf oluştuğunu, daha sonra SLR bir fotoğraf makinesinin parçalarını, DSLR fotoğraf makinesi ile arasındaki farkları, objektif çeşitlerini, DSLR bir fotoğraf makinesinde manuel fotoğraf çekerken dikkat edilmesi gerekenhesaplamalar neler olduğunu anlatacağım.
Fotoğraf filminin fotoğraf’a dönüşme hikâyesi;
A) Fotoğraf filmi bir yüzüne ince bir tabaka gümüş klorür veya bromür’den yapılmış selüloit bir şerittir.
B) Obtüratör (Perde)(Bu parçayı konunun devamında ayrıntılı olarak işleyeceğim ) açılınca ışık makinenin içine girer, filme ulaşır, gümüş klorürde kimyasal bir tepkime meydana getirir. Işığın etkisiyle gümüş klorür saf gümüş ve klora ayrışır. Çok ince bir toz halinde olan gümüş koyu bir renktedir :
Filmin en çok ışığın etkisinde kalan (yani cismin en aydınlık bölümlerinden gelen ışıklar )noktaları siyahlaştırırlar. Tersine olarak ışığın daha az etkisinde kalan noktalar gri ya da beyaz renkte olurlar.
C) Işığın etkisiyle gümüş klorürde meydana gelen kimyasal tepkime hemen belli olmaz. Kimyasal ayrışmayı bir laboratuarda başka maddelerle tamamlamak gerekir. Işığın etkisini tamamlayan bu ayıraçlara “Revelâtör” adı verilir. Bunların çoğun düşük oranlarda, metol, sıvı durumda sodyum sülfür, hidrokinon eriyikleridir. Revelatör banyosunda (buna “developman banyosu” ya da “ birincil banyo ”denir)belirli bir süre(bu süre 5 ile 30 dakika arasında değişebilir) bırakılan filmde fotoğrafı çekilen cisimlerin negatif görüntüleri belirir. Böylece ışığın etkisinde kalmış olan noktalardaki gümüş klolür, gümüş ve klora ayrışarak kimyasal tepkimenin tamamlanmış olduğunu anlarız. Bu işleme fotoğrafçılar “developman işlemi ” derler.
D)Bu işlem bitince sülfit izlerini gidermek ve filmdeki kimyasalları bir sonraki işleme hazırlamak için yıkama işlemi gerçekleştirilir.
E)Developman ve yıkama işi sona erince filmin ışıktan etkilenmemiş bölümlerindeki gümüş klorür yok etmek gerekir. Bu işlem yapılmazsa film, karanlık oda adı verilen laboratuarlardan dışarı çıkartılınca gümüş klorür ışıktan etkilenir. Gümüş klorür’ü yok etmek için sodyum hiposülfit kullanılır. Sodyum hiposülfitle ışıktan etkilenmeyen sodyum ve gümüş hiposilfit kristalleri meydana gelir. Bu kimyasal tepkimeden sonra film, korkusuzca karanlık odadan çıkarılabilir. Bu işlemede fotoğrafçılar kendi aralarında tespit banyosu diğer bir adıyla ikincil banyo diyorlar.
F)Bu işlemden sonra film şehir suyu dolu bir kabın içine (Ankara’nın suyu hariç) daldırılır ve bir süre bekletilir. Meydana gelmiş kristaller suda eriyerek kaybolurlar. Böylece fotoğrafı çekilen cismin karanlık noktalarını beyaz, aydınlık noktalarını siyah gösteren “negatif ” elde edilmiş olur.
G)Daha sonra negatif, fotoğraf kâğıdı ile beraber küçük bir şasiye konur. Fotoğraf kâğıdı, bir yüzüne ışıktan etkilenen gümüş bromür sürülmüş, özel bir kartondur. Şasi adı verilen bu küçük kutuda, fotoğraf kâğıdı birkaç saniye ışığın etkisine bırakılır. Negatif’in siyah bölümlerinden ışık geçmez böylece bir süre önce filmde meydana gelen kimyasal değişme bu sefer kâğıt üzerinde tekrarlanmış olur. Işığın etkisiyle gerçeğe uygun bir görüntü ortaya çıkmış olur.
H) Eğer negatiften daha büyük bir görüntü elde etmek istiyorsak şasi yerine “Agrandisör” adı verilen bir alet kullanılır. Tepkimeler aynıdır.
İ) Fotoğraf kâğıdına developman banyosu uygulanır.
J)Kimyasal tepkimeleri yok etmek için kâğıt suyun altında iyice yıkanır.
K)Tespit banyosu uygulanır.
L) Kimyasal tepkimeleri yok etmek için kâğıt suyun altında iyice yıkanır.
M) Fotoğraf temiz ve havadar bir yerde kurutulur.
N)buraya kadar saydığım uzun süreli, karmaşık işlemler kusursuzca ve alışkanlıkların verdiği bir ustalıkta yapılırsa fotoğraf makinesinin objektifinin yakaladığı görüntüyü bozulmadan yıllarca saklayabilirsiniz.
Bir SLR makine nelerden oluşur.
1 )Objektif.
Film üzerine düşen görüntüyü (djital SLR ise yani DSLR ise Sensör’e düşen görüntüyü )gerektiği kadar net olmasını sağlamak için özel denemelerle hazırlanmış bir mercek sistemidir. Yeni teknolojide objektiflerin kendi içinde otomatik fokus yapma yeteneğini sağlayan fokus motorları bulumaktadır. Yine yeni teknolojide adı VR denen teknolojide el titremelerini azaltmak için kullanılan bir teknoloji olduğunu söylemekte yarar görüyorum. Bir objektif nasıl okuruz sorusuna gelince lenslerin arkasında boş küme işaretinin sonunda gelen yazı onun mercek genişliğini verir. Eğer ortalama bir kit adıysanız bu genelde” 52”dir. Objektifin zoom kabiliyeti üstüne mm cinsinden yazar mesela 18-55mm standart bir nikon nikkor lensin zoom kabiliyetidir. Objektiflerin çeşitlerine gelince başlıcaları : Tele Objektif, Makro Objektif, Balık Gözü Objektif, Geniş Açılı Objektif, Aynalı Objektif vs.
* Balık göz objektif: Görüş açısı aşağıdaki objektiflerden en geniş olan objektiflerdir. Balık gözü objektiflerde dikey ve yatay çizgiler anormal şekilde bozulmalara (distorsiyon) uğrar. Kullanım alanları sınırlı olmakla beraber yaratıcı görüntüler elde etmek için kullanılırlar.6mm-16mm arasında kalan objektifler balık gözü objektifleridir.
*Geniş açılı objektif: Görüş açısı geniştir. 17mm- 28mm arasında kalan objektifler geniş açılı objektiflerdir.
*Tele objektif uzakları yakın eden yüksek zoom kapasitesine sahip ve fiyatları da oldukça fazla olan objektiflerdir. Diğer objektiflere göre boyutları da büyüktür.
*Makro objektifte yakındaki bir görüntüyü daha da yakın yapan küçük mesafelerden odaklama kabiliyeti olan objektiflerdir.
*Aynalı objektif :Görüş açısı değişmeyen 500mm ve üstü objektiflere denir. Fazla yaklaşılamayan spor, doğa gibi konuların çekiminde veya “perspektif yığılma” etkisi elde etmek amacıyla da kullanılır. Ana derinliğinin çok dar ve ışık geçirgenliğinin (1:8, 1:11) olması yanında çok hantal olmaları çekim sırasında sallanmaya karşın sehpa(tripot) kullanılmasının zorunluluğu kötü taraflarıdır.
Peki foküs nedir? Foküs (fokus) (odak uzaklığı)objektif’in üzerinde ya da dijital fotoğraf makinelerinde LED ekranda yazan değerleri (5)(6,5)(10,8)şeklinde giden matematiksel sistemdir. Bir merceğin merkezi ile buraya sonsuzdan gelen ışıkların yakınsama noktası arasındaki uzaklıktır.
Objektif açıklığı(F1),(F1,4),(F2),(F2,8),(F3),(F4,2) bu objektiften objektife değişse de aralarındaki oran genelde bu şekilde oluyor. Objektif ne kadar açıksa sayı o kadar küçük oluyor. Sayı ne kadar küçük olursa objektifin içine o kadar fazla ışık giriyor. Bu açıklığı sağlayan sisteme de diyafram adı verilir.
Diyafram objektifin içinde, ortasında büyüyüp küçülebilecek bir daire bırakabilen metalden oluşmuş bir konstrüksiyondur.
2) Obtüratör (Enstantane, Perde Hızı) :
Fotoğraf filmine ya da sensörüne gelecek olan ışığın süresini ayarlayan bir düzenektir. Süre ne kadar uzun tutulursa sensör’e ya da film’e o kadar fazla ışık gider. Işık fazla giderse film yanar, az girerse karanlık çıkar.
3)Vizör :
Fotoğrafı çekilecek cismin görünmesini ve çerçeve içine alınmasını sağlar.
4)Deklanjör (tetik):
düğmeye basıldığı anda obtüratör ayarlanmış süre içinde açılır kapanır(eğer DSLR bir makineyse obtüratör ile birlikte sensör çalışır, sensör görüntüyü oluşturduğunda bellek karta kopyalar).
Ek Bilgiler
1. Ara güler DSRL(Dijital Single Lens Reflex) ve SLR(Single Lens Reflex) kullanmayan bir Fotoğrafçımızdır.
2.DSLR bir makinenin vizöründen bakıldığında çekilen görüntü aynıdır. Fakat kompakt bir makinede tam olarak öyle değildir. Çünkü göründü objektifin üstünden gelir.
3.TLR( Twin Lens Reflex)eski zamanlarda kullanılan çalışması zor bir makinedir.
4.Dijital fotoğraf makinesinde ASA (ISO) ayarı yapabilinirken filmli makinelerde sadece taktığın filmin (ASA) ISO’sunda çekim yapabilirsiniz.
5.Fotoğraf makinesini ilk Leonardo da vinci düşünmüş. Fakat yüz yıllar sonra Da Vincinin bu hayalini Fransız Niépce, fotoğraf filmini bularak gerçekleştirmiştir.
Caner Kaya
Bilgisayar Müh. 2 Sınıf Öğrencisi
www.canerkaya.net